|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
| Kurumlarda Kalite |
| Designed by R.Püsküllü |
|
|
|
|
An,Anılar ve İnsan
|
| |
Yıldız AKSOY
|
An,Anılar ve İnsan / 06.3.2010
|
AN, ANILAR VE İNSAN
Sürekli hayal kurup yaşayan insanlar olduğu gibi sürekli geçmişe takılıp duran insanlar da vardır. Bu doğrumudur? Tabiî ki hayır. Asıl olan gerçekçi yaşamdır. Gerçekçi yaşam geçmişe bakıp ders çıkarmak, geleceğe bakıp hayal kurabilmek ve etkili zaman kullanımını yaşam felsefesi olarak seçebilmektir. Çünkü sürekli geçmişe takılıp kalan insanlar bulunduğu anı ve geleceği yaşayamazlar. Sürekli hayal kuran insanlar içinde bulundukları zaman dilimini yaşayamazlar ve zamanlarını boşa harcarlar hâlbuki gerçekçi yaşam temeli üzerine kurulu hayatlarda insan geçmişe şöyle bir bakar ama takılıp kalmaz. Hayal kurar ama gerçekleşebilir hayaller kurar ve içinde bulunduğu zaman dilimini asla unutmaz. Gerçeklere gözünü kapatan insan bir de bakar ki o tozpembe hayaller içinde yarı yaşına gelivermiş.
Herkesin geçmişle ilgili bir anısı vardır. Eğer hafızası varsa. Kiminin anısı bilgi ve tecrübe doludur kimisinin ise pişmanlık ve keşkelerle doludur. Siz hangisi olmak istersiniz? Her anın ayrı bir önemi vardır. Bir yaşlı dostum anlatıyordu.
‘’İlkokulda öğretmenim olan Fatmagül Hanım dersin sonunda bize büyük insanlardan bahsederken sevgiyi barışı konu ediyordu. Bense bez çantamın içindeki kitaplarımın arasına koyduğum okumaya yeni başladığım Yunus EMRE kitabımı sıramın içerisinden büyük bir heyecanla çıkararak öğretmenime sevgi dediğiniz bu bu kitabımın içindedir dediğimde Fatmagül Hanım evet sevgi budur Yunus EMRE’ dedir dedi ve sınıfa dönerek "Çocuklar bu arkadaşımızı ayakta alkışlayalım" dediğinde kendimi dünyanın en bahtiyar insanı hissettim. Ve hayatım boyunca en mutlu anılarımdan birisini yaşadım. Bu anım bana yıllarca elimden kitaplarımın düşmemesine ve onlarla dost olmama zemin teşkil eden en önemli anımdır dedi ve ayağa kalkıp muzipçe yüzüme bakarak yüreğinden haykırdı;
Sen ufukta parlayan bir yıldız
Sen ışıkla yarışan bir hız
Sende bir kâinat var
Hala sanırsın kendini yalnız
Senin eşsiz buluşun var
Senin zarif duruşun var
Etrafına yardım için
Büyük kafa yoruşun var
Etkin olan güzel sözün.
Tatlı dilin güler yüzün
Sakin duruş temiz özün
İşte busun Aksoy Yıldız..
Ve bu dizelerini o anda hem kurdu hem de bir solukta okudu. Ve yaz bunları not al. Hiç unutma olur mu? Bunu söylerken ikimizin yaşadığı o anın fotoğrafını çekmiş, çok verimli geçen bir "anı" bana sonsuza kadar ikram etmişti. Böyle bir ikramı sizlerle paylaşmamak cimrilik olurdu.
|
|
|
| Yorumlar |
Bu yazı bizi anlatıyor. Yıldız hanımı tebrik ediyorum. Dostlar bu yazıya felsefi gibi gözüken ama bir geçek yaklaşımı ilave etmek istiyorum. Geçmişe takılmak ve gelecek korkusu ve endişesi bize bazen insanlığımızı unutturabiliyor.
Geçmişin sıkıntılarına ve acılarıana takılıp anımızı acılaştırıyoruz. Halbuki gemişteki acıların mazide kalması bize ayrı bir haz ve yaşama sevinci vermesi lazım. "Çok şükür o günler gemişte kaldı" dememiz lazımken kafamızda evrip çevirip kar topu misali kontrolümüzü kaybediyoruz.
Gelecek henüz gelmemişken gecim ve kariyer derdine düşüyoruz. Varsayımlardan hareket ediyoruz. Anı değerlendiremiyoruz. Enerjimizi geçmiş ve gelecek için tüketiyoruz. Sürekli anı acılarla yaşıyoruz. / Ramazan Püsküllü / 08.03.2010
|
|
|
| yıldız özhim Tarafından
hazırlanan diğer dökümanlar |
An,Anılar ve İnsan
|
|