|
|
| |
|
|
|
|
 |
|
| Kurumlarda Kalite |
| Designed by R.Püsküllü |
|
|
|
|
Verimlilik İnsan ve İnsanlar
|
| |
Yıldız Aksoy
|
www.kamukalite.org / 19.02.2010
|
Verimlilik, günümüzde yaşamın bütününe sirayet etmiş olan sihirli bir terimdir. Verimliliğin en kısa tanımı çıktı/girdidir. Yani toplam üretim girdi miktarına bölündüğünde verimlilik katsayısı elde edilmiş olur. Bu durumu şöyle izah edebiliriz. . Yaşamın tamamı ya da bütünü verimlilik yönünden ölçülebilir. 60 yıl yaşamış ve hiç bir şey üretmemiş insan ile 30 yıl yaşamış ama çok şey üretmiş bir insanı kıyasladığımızda hangisinin verimli bir ömür geçirdiğini takdir edebiliriz. Öyleyse verimlilik bir başka yönü ile kıyaslamadır. Çünkü verimliliğin; 1- Zamanla. 2- İnsan emeği yönünden ‘Motivasyonla’. 3-Kalite ve standartla korelasyon ilişkisi vardır. Bunları kısaca açıklayalım.
1-Verimliliğin zamanla ilişkisi şu şekildedir. 1 birim zamanda üretilen üretim miktarının azlığı ya da çokluğudur. Örneğin bir işletme de bir birim zamanda yüz kişi 5 uçak üretiyor ama başka bir işletmede bir birim zamanda 200 kişi 2 uçak üretiyor. Size göre bu işletmenin hangisi daha verimlidir?
2-Emek gücünün üretkenliği fiziki gibi gözükse de insan duygularıyla doğrudan ilgilidir. Çünkü insanı harekete geçiren ya da atalete iten şey duygularıdır. İnsanın duygularının harekete geçebilmesi için gereken tek şey doğru yönde motive edilmesidir. Motivasyonun İnsanın iç dünyası ve dış çevresi olarak iki yönü vardır. İç dünyası; kişilik yapısı, almış olduğu kültür ve duyguları, dış çevresi ise bireyin ailesi ve sosyal çevresidir.
3-Bir birim zamanda istenilen miktarda mükemmel bir motivasyon ortamında mal üretilmiş olabilir. Ancak üretilen mal ile hizmet öngörülen kalite ve standarda uygun değil ise burada verimlilikten söz edilemez. Verimliliği tek boyutlu düşünmemek gerekir. Verimlilik çok yönlü ve çok boyutludur. Makine verimliliği, zaman verimliliği, iş yeri verimliliği, çalışan verimliliği vb. gibi kavramları duymuşsunuzdur. Yukarıdaki açıklamaların ışığında verimliliği şu şekilde tarif edebiliriz. Bir birim zamanda istenilen standart ve kalitede en az maliyetle en çok çıktının/ürünün elde edilmesidir. Diğer yönden bana sorarsanız verimlilik bir kültürdür. Verimlilik yalnızca hesap kitap yapılan grafikler, çizilen bir ölçme değerlendirme değildir. Verimlilik anlık değil sürekliliktir. Verimlilik bir felsefedir, hedeftir ve değişik yöntemlerle sürekli olarak teşvik edilmelidir. Ailede, örgütte, ülkelerde, kısaca her yerde verimlilik esastır. Bu nedenle, kalkınmamız için verimlilik şarttır. Ve verimlilikte en önemli faktör insandır. Çünkü insanın var olmadığı bir ortamda verimlilikten, verimsizlikten de söz etmek mümkün değildir. Verimlilik ya da verimsizlik de insanla başlar ve insanla biter. Verimliliğin artması için, en önemli unsur olan insanı tanımamız gerekir.
İnsan nedir? İnsan yaşamı boyunca öğrenen, öğrendiğine inanan, inandığı gibi olan ve bunu da olduğu gibi yaşayandır. Kendisini sürekli olarak yenilemek zorundadır. Çünkü insan bütün canlılar içerisinde önceden programlanmayan tek varlıktır. Bunlar, insanı diğer canlılardan ayrı kılan özelliklerdir. Örneğin, hayvanlarda durum farklıdır. Hayvanlar yaratılışları gereği karınlarını doyurur, çiftleşir, uyurlar ve bu düzende bir ömür geçirirler. Çünkü onlarda irade yoktur. İnsan da çalışır, karnını doyurur çiftleşir ve bu şekilde hareket eder. Bu konularda hayvandan bir farkı yoktur. Ancak insan iradesinin şöyle bir farklılığı vardır. Dün ne yaptım bugün ne yapıyorum yarın ne yapacağım. Ölçme değerlendirme ve sonuç çıkarma gibi bir yetisi vardır. Örneğin hangi okulu okudum ne işi yapıyorum hangi işi yapmalıydım. Böyle bir kişi kendisine şöyle bir soru yor. Sesim harikaydı, çok iyi bir ses sanatçısı olabilirdim ama ev kadınıyım. Peki, böyle bir insan ev kadını olarak verimlimidir?
İnsana bütün yaratılmış yaratıklar boyutundan bakacak olursak da insan en üstün varlıktır. Fiziksel ve biyolojik varlıkların tümüne hükmeden tek şey insandır. Makrocosmos ve mikrokosmos âlemde var olduğu bilinen bütün varlıkların hükmedicisi ve tek yöneticisi insandır. İnsan surette küçüktür fakat âlemlerin de en büyüğüdür. Üreten ve tüketen insandır. Verimlilik üretmekle ve tüketmekle doğrudan ilişkilidir. İnsanın dışındaki tüm canlılar kendi ihtiyaçları kadar üretirler ancak insanlar tarafından müdahale edilince fazla üretirler. Bir anlamda üretim dengeleri bozulur. Çünkü onların hayatında üretim ve tüketim dengesi vardır. Örneğin bir arı gurubu 1 yıl boyunca kendi ihtiyaçları kadar üretir. Fazlasına ihtiyaçları yoktur. Ancak insanlar onların ballarını çalınca daha fazla üretmek zorunda kalırlar. Ancak insanlar böyle değildir. Hırs ve üretim zıt kardeşlerdir. Ve sürekli kavga halindedirler. Üretimin tetiğini çeken de Hırs, gösteriş, rekabetten oluşan 3 faktördür. Tabii ki bu Doğalımıdır? Tanrısalımıdır? Hala tartışma konusudur. Ne diyemeyiz? Alfabenin A-Z ye kadar tüm isimlerdeki Ayşe ,Fatma ,Ahmet ,Bayram herkes üretiyor ve verimli çalıştığını sanıyor. Kim kime göre verimlidir? Kim daha verimli çalışıyordur? Hangimiz nasıl cevaplar?
İnsan şahsiyetli, şerefli ve vicdan gibi sıfatlarla donatılmıştır. Ve bu sıfatlar insanı dünyanın sahibi kılmıştır ve insanlar bir diğer insandan da bu sıfatlarla ayrılmıştır. Etrafımızda zaman zaman çok şık takım kravat giymiş ancak şahsiyetsiz, vicdansız, hoşgörüsüz insanlara rastlamışızdır. Kişinin şık olması yakışıklı ve ya güzel olması iç dünyasının da güzel olması ile orantılı olmayabiliyor. Bir banka kuyruğunda sırasını beklemeden öne geçen bir kişi, evdeki çocuklarına harçlık vermeyen ancak içki ve eğlence dünyasına para harcamayı esirgemeyen bir baba ya da anne düşünün. Gözlemlediğinizde onlar hakkında ne düşünürsünüz? Ya da tüm parasını güzel giyinmek uğruna harcayan ancak evine 1 ekmek alırken bile hayıflanan bir insan sizde nasıl bir duygu uyandırır? Gerek kılık kıyafeti ve bakımlı dış görüntüsü ile bizim beğenimizi kazanan bir insanın iç dünyasını tanıdığınızda onun kötülüklerle dolu yüreğine dokunduğunuzda ne hissedersiniz? İnsan var olduğu yüzyıllar öncesinden bugüne değin belki bu sorular ve cevapları hep süregelmiştir. Mevlana bu tür yaşanılan durumu öyle güzel özetlemiştir ki iki satır sözü ile. “Ne insanlar gördüm üzerinde elbise yok; ne elbiseler gördüm içinde insan yok” İnsanın insan olması için dış görünümünden önce iç dünyasının güzelliği esas her dönem kabul görendir. Bu nedenle insan öncelikle güvenilir; ciddi ve utanma duygusuna sahip olmalıdır; Ağzından çıkan her söz ve her cümlede kalbine dayandığını hissetmeli ve hissettirmelidir. Sadece konuşmak ya da kendisini sevdirmek için yalan yanlış konuşmamalı ciddiyet çizgisinden asla sapmamalıdır. Her yaptığı eylemde kalbine tutunmalı ve ondan kuvvet almalıdır. Ancak kalbinden alacağı destek içinde arabalarda, uçaklarda mekanik periyodik bakım gibi ruhsal bakımını da ihmal etmemelidir. Kişinin verimliliğinin gücü iç dünyasının güzelliğiyle eş orantılıdır. Bir doktor düşünün ki mesai saati bitmiş, yorgunluktan bitap düşmüş, evine gitmek üzere hazırlanmış ancak yoluna tedavi olmak isteyen bir hasta çıkmış ve bu hastayı geri çevirmemişse, bir anne düşünün ki çocuğuna iyi bir karne getirirse hediye alacağına söz vermiş ve bu sözünü dar bütçe koşuluna rağmen yerine getirmiş ise, bir amir düşünün ki hayati tehlike taşıyan bir durumda personeline talimat vermiş ve sonuçta hatalı bir talimat olduğu ortaya çıkmış ancak amir şifahen verilen bir talimat olmasına rağmen sorumluluğu kendi üzerine almış ve kaçmamış ise, Yoksul bir insanın karnı zil çalarken eline geçen son bir dilim ekmeği aç olan bir diğer kişiyle paylaşmış ise, Zengin bir insan düşünün kazandığı paranın kendi ihtiyacı kadar olanı alıp gerisini ihtiyacı olan insanlara dağıtmışsa, Bir çiftçi ektiği bir ürüne sağlığı tehdit edecek zirai ilaç atmıyor ise, Bir kasap sağlığından emin olmadığı bir hayvanı kespte dükkanında satmayıp halkın sağlığını düşünüyor ise, Bir tekel büfesi düşünün 18 yaşın altındaki çocuklara hangi şartta olursa olsun içki, sigara satmıyor ise, bir öğretmen hayal edin sınıfta her çocuğa aynı imkan ve fırsatları sağlayıp her birine ayrı bir değer biçerek eğitimin ve öğretimini sürdürebiliyor ise, Bir çocuk düşünün yolda gördüğü yaralı bir kediyi eve getirip onun tedavi edilmesini istiyor ise, Bir fabrika sahibi maliyeti ne olursa olsun fabrikasının atık maddeleriyle doğanın kirlenmesine müsaade etmiyor ise ve bir devlet memuru mesaisi içerisindeki zamanını etkin bir şekilde sadece işyerinde ki görevi için kullanıyor ise bu kişilere gerçek insan =verimli insan diyebilir miyiz? Cevabınızın kesinlikle evet olduğunu duyar gibiyim. Verimli insan diğer insana ve doğaya; sevgiyi, güler yüzü, saygıyı, merhameti bünyesinde barındırabilendir.
Verimsiz insan nedir? Saygısız, sevgisiz, hoşgörüsüz, vicdansız, güvenilmez insanlardır. Onlar çevremizde insan şeklinde dolaşan ancak iç dünyasının sermayesi bomboş olan ruh fukarası insanlardır. Bu insanların ruhları günümüz insanının başına bela olan stres, mobbing, öfke, çatışma vb duygularla zehirlenmiştir. Bu zehirin tüm vücudumuza yayılıp bedenimizi esir almasının tek bir panzehiri vardır. Onun adı ise SEVGİ’ dir. Sevgi yaşam ormanında ruh evinde yaşar. Ve dokunduğu her yarayı iyileştirme gibi tılsımlı bir özelliğe sahiptir. Paylaştıkça çoğalan tek şey olma durumunun telif hakkı tüm duygular içerisinde sadece sevgiye aittir. Aile, akraba, sosyal çevremiz ve işyerimize kadar sirayet eder ve varlığı bizi verimli kılar. Onun ölçüsünde azalma olmaması ve düzenli olarak check up yapılarak etkin kılınması gerekmektedir. Bu check-up kendimiz tarafından yapılmalı diğer bir söyleyişle Kendi kendimizin doktoru olmalı .Nasıl yapılmalı mı? İç dünyamızdan gelen en ufak olumsuz bir sinyali anında hissederek teşhis ve bilara tedavi ederek. Bu teşhis ve tedavilerimiz verimli insan olma çizgimizden de ayrılmamamızı garanti altına alacaktır. .
Bunu herkesin uyguladığını bir an gözlerimizi kapatıp hayal edelim. Verimliliği artan insanlar her yeri saracak ve sonuç olarak ta sağlıklı bir toplum yaratılmasına vesile olunacaktır. Durum tersi olur ise ‘Üzüm Üzüme baka baka kararır Atasözündeki gibi tüm toplum KARARMA tehdidiyle baş başa kalacaktır. Verimlilik; binasının yapılmasındaki en önemli yapı taşı insandır ve bu binanın her taşının dışarıdan şırınga ile vitaminlerle kuvvetlenmesi söz konusu değildir. Verimsiz insanların sayısı çok olursa Verimlilik bir masal gibi dilden dile anlatımlarda kalacak ‘Bir varmış bir yokmuş verimlilik adında diye başlayacağız anlatmaya . Sonrada iyi uykular dileyeceğiz tüm topluma.
Not:Bu makale;Yıldız Aksoy yazmakta olduğu "Havacılıkta Stres ve Zaman yönetiminin Önemi " isimli kitabaından
|
|
|
| Yorumlar |
Bu makleyei gerçekten çok beğendim. Değerli kamu kaliteciler okumnaızı tavsiye ederim. Bireysel yaşam kalitesini yükseltmek için öncelikle bireysel verimliliği yükseltmemiz gerekiyor.Ylıdız hanım yenilerini bekliyoruz(Ramazan Püsküllü) / Ramazan Püsküllü / 19.02.2010
|
|
|
| yıldız özhim Tarafından
hazırlanan diğer dökümanlar |
An,Anılar ve İnsan
|
|